10.7.09

Mors slopebit et natora cum resurget creatura judicanti responsura

Rex tremendae majestatis,
Qui salvandos salvas gratis,
Salve me, fons pietatis.

10.4.09

frontier psychiatrist 3

mavi sevimsiz bir renktir. Kısmet yeni tekerlekler keşfetmekmiş. evsiz çocuklar tarafından negatif suçlamalara maruz kalan sarhoşlar parlak denize beni attılar. gece bardağın yarısı boştu. sessiz şekerler, kişiliksiz deriler ve zararlı zürafalar birleşti. hava sıcakken tam bir işkence olan haritaya bakma işi yine benim başıma kaldı. sudan çıktım ve ağacın altında kırmızı suratlı bir utangaç oturuyordu. küpelerimi çıkarttım, gitmesin diye dua ettim ama gözlüklerimi kaybetmiştim. çok eğlenceliydi.

9.4.09

frontier psychiatrist 2

bin ejderha nazar boncuklarını unuttu. yağmurun yağdığı bir gün piyango normal şanslılara vurdu. negatif ucu kedileri hedef alan elmalar evli olan onu ve ancak dört büyüteçle görülebilecek olan sınırları zorladılar. gözleri üç yüz altmış beş gün açık olan sustu, bir çeşit kaçamak! en yakın ortağı ceketine kereviz döktü ve manzaraya bakarak iki defa küfretti. gereksiz gümüşleri toplayan ve ilişkilerde sıkıcı taraf olan beceriksiz insan mesajı anlamadı. bir uçak geçti. parfümü takip etti, çay içti ve kırtasiyeden bir silgi aldı.

18.3.09

criminally insane

Is Dexter ill, Is Dexter ill, Is Dexter ill
Is Dexter ill today, Mr Kirk, Dexter's in school
I'm afraid he's not, Miss Fishborne
Dexter's truancy problem is way out of hand
The Baltimore County school board have decided to expel
Dexter from the entire public school system
Oh Mr Kirk, I'm as upset as you to learn of Dexter's truancy
But surely, expulsion is not the answer!
I'm afraid expulsion is the only answer
It's the opinion of the entire staff that Dexter is criminally insane

That boy needs therapy, psychosomatic,
That boy needs therapy, purely psychosomatic
That boy needs therapy

Lie down on the couch! What does that mean?
You're a nut! You're crazy in the coconut!
What does that mean? That boy needs therapy
I'm gonna kill you, that boy needs therapy
Grab a kazoo, let's have a duel
Now when I count three
That, that, that, that, that boy.. boy needs therapy
He was white as a sheet
And he also made false teeth

Avalanches is above, business continues below
Did I ever tell you the story about
Cowboys! M-M-midgets, the Indians and, Fron, Frontier Psychiatrist
I... I felt strangely hypnotized
I was in another world, a world of 20.000 girls
And milk! Rectangles, to an optometrist, the man with the golden eyeball
And tighten your buttocks, pour juice on your chin
I promise my girlfriend I'd, the violin, violin, violin ...

Frontier Psychiatrist!

Can you think of anything else that talks, other than a person?
A-a a-a-a-a, a bird? Yeah!
Sometimes a parrot talks
Hello hello hello hello
Ha ha ha ha ha !!!!
Yes, some birds are funny when they talk
Can you think of anything else?
Um, a record, record, record !

8.3.09

frontier psychiatrist

bin mavi ejderha sevimsizce nazar etti. kısmet şu ki yağmur yeni yağdı.
piyango biletini çekip bir tekerleğin izlediği rotaya girmek normal evlere şans getirebilir ama çocuk negatif bir suçlama karşısında da şaşırabilir.
kedileri sarhoş eden elma kokusu parlak parlak birbiri ile evli yıldızları denizin üzerinde yakalar. ne o ne ben bunu anlar.
dört gece büyüteç yerine bardak kullanarak sınırları çizdim, gözümde sesler büyüdü.
şekerlerden kaçan keşişler 365 gün deri ceket giyerler.
ortak bir zarar vermek üzere anlaşan kerevizler zürafalara gidip manzara hakkında yorum yaptılar.
gereksiz sıcaklarda eriyen gümüşler haritalarla defineler arasında bir ilişki kurdu. su, bu sıkıcı kırmızı durumu daha da beceriksiz ve utangaç birinin ellerine düşmekten kurtardı.
mesajım ağaçlara: "uçakları sevmeyin!". küpelerinize parfüm sıkın, dua etmeden çay içmeyin, gözlüksüz silgi kullanın. eğlenceli olabilir.

1.3.09

requisites of sanity

you'd better hope and pray that you wake one day in your own world
because when you sleep at night they don't hear your cries in your own world
only time will tell if you can break the spell back in your own world

27.2.09

Kaç Gecedir Yemyeşil Her Yer

Yavru merdivenden aşağıya doğru indi, daha doğrusu hopladı, her basamak boyunun iki katıydı: Önce ön patilerini alt basamağa indirdi, sonra arkasını hop diye aşağıya aldı; ön patiler, sonra hop. Giriş katını inceledi, kendisine sunulan konserve mamayı geri çevirdi, sonra miyavlayarak tuvalet kutusu istediğini anlattı. Tahta talaşlarını istemedi, yırtılmış gazeteleri, başka bir şey yoksa ne yapalım der gibi müşkülpesent bir tavırla kabul etti. Başka bir şey yoktu: Dışarıdaki toprak tamamen buz tutmuştu.
Konserve kedi maması yemeyi reddetti. Yemeyecekti işte. Ben de onu ıstakoz çorbası ve tavukla besleyecek değildim. Dana kıyması üstünde uzlaşmaya vardık.
Yiyecek konusunda bekar bir gurme kadar güç beğenir oldu hep. Yaşlandıkça da daha beter oluyor. Henüz yavruyken bile duyduğu rahatsızlığı, keyfi ya da naletlikte direnme kararlılığını yediği, yarım yamalak yediği veya yemediği şeylerle anlatabiliyordu. Yeme alışkanlığı etkili bir dil.
...
Anneleriyle yedi sekiz hafta kalan kedi yavruları rahatça yemek yiyorlar ve güvenliler. Ama o kadar ilginç değiller tabii.
Bu kedi yavruyken asla yatağın dışında uyumadı. Ben yatağa girinceye kadar bekler sonra üstümde dolaşıp yer beğenirdi. Yatağın iyice içine girer, ayakucuma gider, omzuma yerleşir ya da yatağın altına sokulurdu. Aşırı hareket ettiğimde, rahatsızlığını belli ederek öfkeyle yer değiştirirdi.
Yatağı düzeltirken istifini bozmaz, yerinden çıkmazdı; battaniye ile çarşaf arasında memnuniyetle, bazen saatlerce kalır, küçücük bir kabartı gibi görünürdü. Okşadığınızda kabartı mırıldar ve miyavlardı. Ancak mecbur kalınca dışarı çıkardı.
Kabartı yatağın içinde hareket eder, kenara gelince durakladı. Yere doğru kayarken heyacanlı bir mır sesi duyulduğu da olurdu. Saygınlığı zedelendiğinden alelacele yalanır, ateş püsküren sarı gözler, gülme gafletinde bulunanlara çevrilirdi. Sonra her bir tüyüne kadar kendinin farkında , sahne ortasına ilerlerdi.
Müşkülpesent bir edayla, zor zahmet yemek yeme zamanı. Tuvalet kutusu zamanı, zerafetle yapılan bir iş. Açık bej rengi kürkü düzeltme zamanı. Bir de oyun zamanı, asla sırf oynamak için değil, ancak seyredildiği zaman.
Kendinin mağrurca farkındaydı, güzellikten başka özelliği olmayan bir kız gibi: Hep içindeki kameraya göre poz veren beden ve yüz, maske gibi yapmacık bir duruş: Bakın ben buyum işte, saldırgan göğüsler, hep hayranlarını arayan, gülmeyen, düşmanca bakan gözler.
...

3.1.09

dünyanın sonu sadece insanlar için midir?

dünyanın son günü / güneşli bir kış sabahı / herkes normal / işinde gücünde / bu şaşırtıcı kabullenmişlik aile içi tartışmalara yol açıyor / neden kimse panik olmuyor? / belki de bilim adamları hesaplarında bir yanlışlık yaptı dünyanın sonu bugün değil? / kardeş " saçmalama binlerce bilim adamı...olsa olsa bir kaç saat yanılmışlardır hesaplarında" diyor. / tsunami ya da deprem falan olacak herhalde / e o zaman yazlığa gidelim / şehirde hayatta kalmak zor olur / orda olur da sağ kalırsak en azından balık tutarız sebze meyve yeriz / çantalar hazırlanır / matematik testi almamız lazım anneme göre / insanlık bizimle devam edecek olursa sonraki nesillere matematik anlatmak gerek / unutabiliriz / yolculuk başlar.

30.11.08

Shake that devil!

That dog had its way with me
Shake that dog out of the tree
Shake that dog right out of me

That bird came at me with a knife
Told me she wanted my life
Shake that bird out of the tree, so that everyone can see
Shake that bird right out of me

That pig took everything i had
That pig made me feel so bad
Shake that pig out of the bush, now lets give that pig a push
Shake that pig right out of me

Shake that devil

6.11.08

lucifer qui mane oriebaris

Lucifer son of the morning, I'm gonna chase you out of earth!
I'm gonna put on a iron shirt, and chase Satan out of earth!
I'm gonna put on a iron shirt, and chase the devil out of earth!

28.10.08

Beggin'

allahım kör et beni, allahım kör et beni
aksın göz nurum aksın, bundan böyle kör baksın

26.10.08

Vampir bir pire tarafından ısırılıyorum!

Bu siteye erişim Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği engellenmiştir.

21.10.08

Deli Romalılar! Salaklar! // ils sont fous ces romains!

Dikkatli Olun! Romalı Devriyeler Geliyor! Tutatis Adına! Belonos Adına! Jüpitey Adına Galyalılay! Aleya Jacta Eft! Bu Romalılar Kafayı Yemiş! Bu Romalılar Kafayı Yemiş! Bu Kadayı da Fadla neden hep biz Yomalı Oluyoruz?

13.10.08

Where the Wild Things are


But the wild things cried, " Oh please don't go-
we'll eat you up-we love you so!"
And Max said, "No!"

12.10.08

ya evde yoksan?

sabahlara kadar içsek sevişsek
ne ben işe gitsem ne sen ayılsan
derin bir uykunun dibine düşsek
içim ürperiyor
ya evde yoksan?

25.9.08

cat haiku

You never feed me.
Perhaps I'll sleep on your face.

That will sure show you.

You must scratch me there!
Yes, above my tail!

Behold, elevator butt.

The rule for today:
Touch my tail, I shred your hand.

New rule tomorrow.

In deep sleep hear sound
cat vomit hairball somewhere

will find in morning.

Grace personified.
I leap into the window.

I meant to do that.

Blur of motion, then --
silence, me, a paper bag.

What is so funny?

The mighty hunter
Returns with gifts of plump birds --

your foot just squashed one.

You're always typing.
Well, let's see you ignore my

sitting on your hands.

My small cardboard box.
You cannot see me if I

can just hide my head.

Terrible battle.
I fought for hours. Come and see!

What's a 'term paper?'

Small brave carnivores
Kill pine cones and mosquitoes,

Fear vacuum cleaner

I want to be close
to you. Can I fit my head

inside your armpit?

Wanna go outside.
Oh, poop! Help! I got outside!

Let me back inside!

Oh no! Big One
has been trapped by newspaper!

Cat to the rescue!

Humans are so strange.
Mine lies still in bed, then screams;

My claws are not that sharp.

17.9.08

11.8.08

pobre diabla

Pobre diabla,
me han dicho que te han visto por la calle vagando.
Llorando por un hombre que no vale un centavo.
Pobre diabla, llora por un pobre diablo.

20.7.08

Fiah fi di man // room number 124

I rise each day
to yet another shock
from dis alarm clock culture.
And I miss de sound
of mi big red cock
as him beat him chest
and crow welcome song
to de sun
from de fowl s--t covered
guava tree pon de hillside.

And de snooze button allow me five minute
more to dream bout ackee and breadfruit.
Den I get up and eat a bagel
and worry bout mi love handle.

Six layers a clothes
and termal drawers
and I still cold.
Another bridge mean more toll.
And de golden ruleis alternate-side parking.

And as de belly get fat
many tings bout Yard dat
used to be just a mere inconvenience
start to look like major incompetence.
Unscheduled power cut
daily
water lock off
bank pon short staff cause
the morning was a little bit rainy.
Few telephones
dat's just how it is
yet everyone know
everyone else business.

Well I live in mi building for five years now
and mi neighbours dem still don't know me.
But solace come from anonymity.
And every time I bite de apple
de apple swallow me.

So dem force me to buy
a piece of the FBI
CIA investment pie.
And dem give me a W2
form in lieu
of a receipt.
So now I'm funding a plot
to get God shot
or someting like dat.

De Korean polish him apples dem clean
and arrange dem in stacks of red, gold and green.
say him want Rasta to feel welcome. Seen?

Still I yearn for de breeze
from de Natty Bay sea
as it cool down de sweat pon me back
Long to feed dry coc'nut to mi cock.
So I dilly
and I dally
and I wonder
how much longer
I can philander
Cause each time I bite de apple
it swallow a piece of me
Still it hard to love de fruit
if I never did climb de tree.