Showing posts with label Elif Şafak - Şehrin Aynaları. Show all posts
Showing posts with label Elif Şafak - Şehrin Aynaları. Show all posts

24.7.07

yılanhorozkeçikarakurbağasıkatırtavuskuşudomuz

Yedi temel günah, yedi melun hayvan, bilhassa kadınları pençesine alırdı. Bunlardan ilki hased idi. Hased durmadan deri değiştiren bir yılandı. Kadınların ayak uçlarından yukarılara doğru usul usul tırmanır, boyunlarına dolanır, yüreklerine fitne ve fesad tohumları bırakırdı. İkincisi öfke idi. Gayet iyi bilindiği üzere kadınlar çok çabuk öfkelenir, kolay kolay sakinleşemezlerdi. Öfke ile hareket ettiklerinden daha çabuk yoldan çıkar, daha kolay günah işler ve daha zor iflah olurlardı. Öfke, gagası sivri ibriği kankırmızı tüyleri siyah bir horozdu. Gece gündüz kadınların başına tüner vakitli vakitsiz öterek onları galeyana getirirdi. Üçüncü günah şehvetti. Şehvet gözü doymayan bir keçiydi. Yiyecek birşey bulamadığında guruldayan midesini yatıştırmak için gidip evlilikleri kemirirdi. Zaten evlilik sadece neslin devamını sağlamak maksadı taşıdığında tahammül edilebilir bir kötülüktü. Günahların dördüncüsü tamahkarlıktı. Bir karakurbağası olağanca çirkinliğiyle vırak vırak ederek kadınların ellerindekiyle yetinmelerine mani olurdu. Karakurbağasını memeleri arasında taşıyan kadınlar kocalarının dişinden tırnağından arttırdıkları paralarla elbise üstüne elbise, mücevher üstüne mücevher alır gene de asla memnun olmazlardı. Bir sonraki günah tembellikti. Tembel bir kadın yuvaların yıkılmasına sebeb olur, etrafındakileri felakete sürüklerdi. Tembel bir kadın tıpkı bir katır gibi sırtına vurulan onca sopaya rağmen kıpırdamazdı. Altıncı günah gururdu. Tavuskuşunun renkleri, endamı, cakası, fiyakası kadınların aklını başından alır, onlara fuzuli bir gurur aşılardı. Yedinci ve son günah ise oburluktu. Kadınlar daima yeni lezzetler aradıklarından asla sofralarındakiyle doymazlar aza kanaat etmezlerdi. Domuzlar onlara oburlukta rehberlik ederdi.

*
Galsworthy’nin hikayesindeki gibi elma ağacının altına da gömmezler ki insanı.*

23.7.07

The prince of darkness is a gentleman

Kadınların mütamadiyen yüreklerine dadanıp akıllarını çelen muhtelif şeytanlar vardı. Şeytanlar çetesinin ele başı şüphesiz Satan idi. Onun hemen ardından Lucifer, Beelzebub ve Barabbas gelirdi. Bilhassa Barabbas kadınlara dadanmayı severdi. Kadınların aklını çelmek hususunda iddalı olan bir başka şeytan da tamahkarların piri olan Asmodaeusus idi. Gerek erkekte gerekse kadında aşırı gurur zarar vericiydi. Zira Leviathan böylesi durumlarda fırsat belleyip hemen ortaya çıkıverirdi. Belial ise çingenelerin, kahinlerin ve cadıların piri idi. Çingene taifesinin işlediği pek çok günahın ardında onu bulmak kabildi. Kumarbazların ve inkarcıların piri ise Auristel idi. İnsan yüreğine düşen en ufak bir şüphe bile onun ortaya çıkması için kafiydi. Son olarak küçük hazlarla beslenen Renfas gelirdi. Yaramaz bir oğlak gibi zıplaya zıplaya dolaşıp her gördüğü haz arayışına dadanırdı. Bu sebepten ötürü Renfas kadınların bilhassa da genç kızların yanından hiç ayrılmazdı.

*
İki gözün Oedipus gibi kör olsun da piyango bileti sat! Ona da razıyım anlıyor musunuz? Herşeye razıyım. Osmanlı koca Osmanlı çöktü anlıyor musunuz?*