16.11.07

serpent in the sky

ne bu tarçın kokusu! insanın buzdolabı olası ya da kleptoman olup çakmak çalası geliyor. sıralanmış çakmak koleksiyonu bırakılması gereken kötü bir alışkanlık. buruşmuş sümüklüböcek kabukları -ki bunlar spiral olur- dalları olan ölü portakal ağacı üzerinde, odasından görülüyor. misinanın ucunda sallanırmış gibi duran demlik ve masanın üzerindeki yüzük masanın uzamasıyla büyük ve vişne çürüğü bir seyyar satıcı arabasına -eski satmak için araba- dönüşüyor, fincan kırılıyor. Mezarlıktaki siyah izleri mangalda yakılmış bir grup tahta kaşık oluşturmuş. güzel kahramanımız dövmesini sobaya vermiş, iki sandalye arasında oturup büyülü mumlarla yeşil küreyi yeşertiyor. kuru kilisenin şişman odasındaki tırnak izleri sisli bir edimsellikle böğürtlen kokuyor. yeni kokuları takip eden bir kedi deniz kenarına ulaşıyor. herşey yeşil ateşle beyazlaşınca karanlık çöküyor, parmak büyüklüğünde balıklar kül olup kıyıya vuruyor.

No comments: